Cebimizdeki G-3

2019 yılını geride bırakırken yapılan son çalışmalar ile Türkiye’de bireylerin ortalama 2 saat 46 dakikayı sosyal medyada harcadıkları ortaya çıktı. Türkiye’de aktif sosyal medya kullanıcısı 52 milyon kişi olarak hayatımızın bir parçası haline gelen sanal sosyal paylaşım platformlarını bilinçli kullanıyor muyuz?

Aktif sosyal medya kullanıcılarının 44 milyonu ise bunu cep telefonları aracılığı ile gerçekleştiriyor. Belki de birçoğumuz (ben dahil) bu yazıyı telefondan okuyoruzdur? Bulunduğumuz mekanda kafamızı bir anlığına kaldırdığımızda gözlerimiz başka gözlere rastlıyor mu? Hangimiz suretlere yansıyan ifadelere bir videodan daha fazla odaklanıyoruz? Hangimiz birbirimizi duyabiliyoruz?

Hissetmediğimiz parmak uçlarının kaydırdığı ekranlara bıkkın gözlerle bakarak zihnimizin duvarlarını dönüştürülmüş biçimde tekrardan inşa ettiğimiz sanal akış içinde boğuluyoruz.

İletişim çağının(!) iletişimsiz bireyleri olarak telefon bağımlılığı tüm dengelerimizi bozmuş durumda. Sanal ve reel dünyanın üslup farklılıkları, sanal alemin sınır tanımamazlığı, kişi özgürlüklerinin ihlali, her şeye görsel-işitsel olarak ulaşabilme imkanı, zihnin fazla duyusal ögeye maruz kalması, bilgi kirliliği, bilgi zehirlenmesi gibi birçok sorun v.b. bireylerin ceplerinde taşıdıkları ateşli silahtan farksız. Silahımız bizler farkında olmadan ateşlenmiş olabilir mi? Hatta belki de yaralanmışızdır?

17.01.20 – Ticari Hayat

Bir cevap yazın