Kurtdereli Mehmet Pehlivan

Kurtdereli Mehmet Pehlivan

Balıkesir denildiği zaman çoğumuzun aklına tatil yerleri geliyordur herhalde. Akçay, Altınoluk, Ayvalık… Hatta çoğu kişi Balıkesir merkezi dahi bilmez bile. Fakat Balıkesir Valiliği’nin yanında yükselen bir heykel şehirlinin mekânsal belleğinde yer tutmasının, buluşma mekanı olmasının ötesinde; Türk sporunun unutulmaz simalarından birinin ebedileşen hatırasını yaşatmaktadır. 1864 yılında, şimdi Bulgaristan sınırları içinde bulunan Deliorman bölgesindeki Çobanköy köyünde doğan ve 1876–1878 Osmanlı-Rus Harbi sıralarında Türkiye’ye göçerek, Balıkesir’in Kurtdere Köyü’ne yerleşen bir ismin heykelidir o: “Kurtdereli Mehmet Pehlivan”

Daha 19 yaşında, 1.89 boyu ve 123 kiloluk cüssesi ile heybetini düğün güreşlerinde göstermeye başlayan; cesareti ve mertliği ile köyden köye, şehirden şehre namı alıp yürümüştür. Kurtdereli, 1,95 boyu, 148 kilo ağırlığıyla önce kendini Kırkpınar’da, sonra Paris’te gösterecek; Dünya’nın birçok şehrindeki müsabakalarda aldığı zaferlerle ününü ulusal ve uluslararası alana taşıyacaktır. 1902 yılında, Bursa’da yapılan şampiyonada, finalde Madaralı Ahmet’i; İstanbul’da yapılan şampiyonada da Filiz Nurullah’ı yenerek Türkiye Şampiyonu olmuştur.

Dünya’nın çalkalandığı sıralarda o Türk’ün adını salonlarda duyurmaktadır. Türk güreşçilerin alışılmış üçgen vücut aksine görünüşü ilk başta Avrupa izleyicisinin kendilerini hafife almalarına neden olsa da er meydanında talim etmişler olanlar sahnede şahlanıyordu…

1911 yılında Taksim’de Talimhane güreşleri O’nun yenilmezliğinin kabul gördüğü galibiyetler serisidir. Macar pehlivanı Caya’nın organize ettiği müsabakalara, güreş başına elli altın lira karşılığında katılmayı kabul eder. Sol kolundaki sakatlık ve kırkı geçkin yaşına rağmen maddi sıkıntıları güreşi kabul etmesine yol açmıştır. İdmansızlığına rağmen İngiliz Adams’ı, sonra da Hollandalı Frederik’i yener. Macar Şampiyonu Caya’yı da iyi silkelemiştir. Daha sonra Avusturyalı rakibi Müller’i yenen Kurtdereli, finale kalarak, Rus rakibi Baradanof ile karşılaşır. Epey zorlu bir mücadeleye rağmen bu maçı da kazanan Kurtdereli, alnının akı ile sırtı yere gelmeden 32 gecede 43 müsabaka yapmıştı. Bu galibiyetler O’nun “Cihan Şampiyonu” ilan edilmesi ile sonuçlanmıştır.

1931 yılının 11-12-13 Kasım günlerinde, Çocuk Esirgeme Kurumu, Ankara’da Türk pehlivanları arasında büyük bir yağlı güreş turnuvası düzenlemişti. Atatürk ve TBMM Başkanı Kazım Özalp’ın da izlediği turnuvada Başhakem olarak Kurtdereli Mehmet Pehlivan da bulunuyordu. Kendisi ile yapılan röportajlar esnasında, yenilmezliğinin sırrı soruldu. O’nun cevabı ise şuydu: “Ben, her güreşte, arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm…”

Bir kez daha büyüklüğünü anladıkları Kurtdereli’den, Mustafa Kemal Atatürk’e bahsettiler. Atatürk, Kurtdereli’ye gece yarısı; mektupla birlikte bir miktar armağan para yollattı. Mektubun bir kısmında ise şöyle deniliyordu: “Seni, cihanda ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakiyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini de öğrendim: Ben, her güreşte, arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm…’ Senin bu değerli sözünü, Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum.”

Kurtdereli 11 Nisan 1939’da aramızdan ayrıldı. Ve geriye şanı kaldı! Hatırasını yaşatmak için kaleme anılmıştır. Sevgi ve saygılarımla…

17.04.20 tarihinde Ticari, İktisadi ve Siyasi Haberler Gazetesi Ticari Hayat’ta yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın