Kurt’un Yolu

Kurt’un Yolu

Derviş Ozan’ın şiirleri binlerce yıl öncesinden, mitlerimizden, destanlarımızdan, bilinen yıllarımızdan, atalarımızdan, ulularımızdan, bilgelerimizden, Hazar’dan, Aral’dan, Yenisey’den, Orhun’dan besleniyor; Ötüken’den haykırıyor, Tanrıdağı’nda yankılanıyor..
Tuna’ya, Meriç’e, Fırat’a, Volga’ya kulak verdiriyor.
Rüzgarı binek, Şimşeği kılıç ediyor.
Korkut gibi çalıyor, derde çare oluyor;
Türk Balasına öğüt veriyor..

Gönülden süzülüyor sözcükleri, o kadar doğal o kadar derin.
Ama anlaşılmaz değil!

Şiirlerin ahengi kulağa yerleşiyor, okudukça okumak istiyor insan.

Destansı esinti o kadar kuvvetli ki satırlar kitaba sığmıyor. Beliriyor bir sokak başında, birkaç başka kitapta, çokca ağızda..
Ozan ya Yazar, anılmıyor pek adı.!

“Kurt’un Yolu”ndan giderek “Kurt’un İzi”ni arıyor..

Bir cevap yazın