24/09/2020

16.05.20 – 03.28

Sözcüklerim ve ben baş başayız. Etrafımızdaki her şey, ya da etrafında olduğumuz her şey.. İnsan bazen duraksıyor ve duyumsuyor. Duyusal temasın aracıları ortadan kalksa ne olur? Dalgalanma. Parlama ve patlama. Renkler. Kırmızı, mavi ve tonları. Biraz da neon olanlar.. Her şey zihnimizde yer ettiği kadarıyla var oluyor. İmge, algılıyor olabilmenin tek aracı. Mekansız tasavvur hülyaya daldırıyor. Ya zamansız? Hayal ve düş. Fazlasıyla geçişken. Zihin yaşamadıklarını yaşarsa ne olur? Olasılık dahilindekinin tahayyülü, olası olana tedbirli hale getirir mi? Dolaysız dolaylama. Salt temas mümkün.

Bu aralar her şeyin tadına bir başka varıyorum. Damağımdaki tat. Parmak uçlarımda kelimeler.. Kötü bir şiir okumaya benzer hayat. Daha iyisine rastlayana kadar en iyisiyle yetinirsin. Bir zamanlar bir arkadaş hayatımdan enleri çıkardım demişti, enler çıkmadan.. Hakikaten böyle midir ben etrafındaki dolaşımlar. Galile sadece astronomik algılayışı mı değiştirdi acep? Mekan ve madde kavrayışı ile kişinin kendini kavrayışı arasındaki bağ.. Nasıl bakarsan öyle görürsün. Hakikat, güneş gibidir çıplak gözle bakamazsın. Ama hissedebilirsin. Betimleyebilirsin, betimlemende kullanabilirsin.. Yapabilirsin aklından geçenleri. Neler düşünüyorsun sen öyle?

Ne mutlu ki bana derdimi paylaşanlar, ucundan tutanlar, bakışlarıyla destek olanlar var. Ne mutlu ki yazdıklarımı okuyanlar, yazmaya teşvik edenler var. Sevgim ve saygım onların olsun. Selam olsun hayatımızdaki efsunkar serzenişlere ve dokunuşlara.. Biraz da anlık kahkahalara..

Masamın üzerindeki kitaplara yaz serinliği getirdim. Dağınık zihnimden dökülen mayhoş sözcüklerim şarabı andırır mı? Bir tutam benlik arayışı bir tutam da melankolik izler. Alın size modern dönem insanı! Bir laf vardı vakti zamanında duyduğum. Bir türlü karşımdakine söyleme fırsatı bulamadığım. Nasıl bir duygu durumunda çıkar, bu söz bütünü; ondan da emin değilim.. Vesikalık kültür hazinesi. Tasvirde doruk nokta. Bulantıya tek çare. Ayıltan bir darbe.. Sıçarım şarap çanağına..

Öylesine sayıklamalar. Geçiş dönemleri üstadım bunlar. Hepsi geçecek ve biz eskisine döneceğiz değil mi? Var mı buna inancı olan. Hayatın sığdığı yerler falan. Tasavvufi birkaç kelam. Ben bu mekana sığmazam. Sen kimsin? Yürü bre ehli deve endamını göreyim.. Sakin ol üstadım. Çal nayını ferahnakte ver karar, götün nazır kulağın müsteşar..

Kıymetli hazirun, laklakayı debdebemiz burada sonlanmıştır. Bir başka kervanda görüşmek üzere..

Tahakküm

Tahakküm Aranızda

View all posts by Tahakküm →