24/09/2020

18.04.20 – 02.13

Kırmızı havlu ve gölgeler. Birkaç sol ezgisiz geçmez oldu günüm. Gecenin sükunetini dinleyemez oldum. Çok da yazacak bir şeyim yok aslında. Şöyle bir göz gezdirdim saatlere. Biyolojik herhalde. Sözcükler etken madde midir, ne dersin?

 

Parçacıklı düşünceler zihnimde dolana dursun ben hoyrat türküler tutturmuşum.. Nereye? Çıkmaz bu yol bir yere.. Bir de ıslık. Kafese sığmaz, pıt pıt.. İnsan olduğumu hatırladım, daha ne diyeyim? Yarı soyut, yarı somut; buruk bir umut. İdeolojik bu sefer. Yarını düşleyişlerim belirsizlik dolu. Kurmaca metinler, replikler, sahneler uçuşuyor kirpiklerimde.

 

Sanki şiirler, şarkılar hep aynı tonda söyleniyor. Sanki yenilmişliği kabullenircesine. Sanki silik anılardan beslenircesine. Sanki tekrara düşercesine. Hayaliyle, hatırasıyla, rüyalarıyla.. Bazen de kaplıyor her yanımı.. çıkmazcasına.

 

Gündelik repliklerin ikonik ironilerinin tiyatral serzenişi. Mizah ve söz oyunları. Bir masa, toplar etrafına. Uzun kollu giymeden oturamam. Ellerimi yıkamadan. Önceleri de geç kalmadan. Yetersizlik ve rahatlık. Alışılanlar dışında bir şey yok aslında. Değiştirmek istemediklerim dışında.. Hafif travmatik öykülerle yaşar insan, her defasında, en yakınında, kendimi bulurum, odamda.

 

 

Tahakküm

Tahakküm Aranızda

View all posts by Tahakküm →