29/02/2020

08.02.20 – 03.59

Aynada kendime baktım. Kostümümü düzelttim. Role girdim. Hazırım. Fon müziği çalmaya başladı. Kulisten sahneye doğru adımladım. Perde kalktı. Gözler sahnede. Oyun başladı. Işık yandı. Oyuncu için güneşten farksız. Seyirci için ise çarptırılmış bir gerçekten ibaret.. Senaryo ile bütünleştim. Işıktan ve heyecandan terlerken repliklerim ardı ardına salonda yankılanıyor. Büyülenmiş bakışlar merceklerden süzülerek vücudumu deliyor. Dekor sarsıldı. Figüran heyecanına yenik düştü. Toparlamaya çalışıyorum. Anlık bir doğaçlama. Başarılı. Çaktırmadan devam ediyorum.. Sanki rolüm ile bütünleştim. Kendimden veriyor rolümden alıyorum, rolümden veriyor kendimden katıyorum. Birileri için sadece oyundan ibaret olan canlandırma benim için hayat memat meselesi! Efektler zamansız, kostümler cansız, figüranlar yeteneksiz.. Sahnede devleşiyorum! Birileri farklı oyunların baş rolünde kalakalsın ben kendi oyunumu yazıyorum..

Anlık sayıp dökmeler manasız olabilir. İnsan içindekini dışa vurur. Oyunun anlamsızlığı rolü kenara atamaz! Sözcüklerim sahnenin dışından süzülüp geldi. Kulisi aştım. Gazete manşetleri, magazin haberleri beni haykırıyor.. Sorularım oturanlara sorulmadı. İç haykırışım, duvarlara çarptı; kulaklarda yankılandı, bakışlara yansıdı. Görünmedim, görünmezim. Ama biliyorum benim çağları aşan sözlerime tanık olanlar var! Benim benliğime sığmayan varlığımı hissedenler var! Seyir de tanık olmanın sorumluluğunu içerir. Eline iliştirilen broşür, çat kapı davettir. Kendine, sorularına, cevaplarına, soramadıklarına, cevaplayamadıklarına.. Bilirim. Sakladıklarına, açamadıklarına perde kalktığında rastlarsın..  Sarsılma, koltukla bütünleşme ve temas. Baş döner, kulak çınlar, bakışlar kaçar..

Ara.

Kendini ayna karşısında bulursun. Oyun bitmiştir. Perde kapanmıştır. Ve sen ıssız sokağının kaldırımlarında kendine rastlarsın..