Söz ve “Kim”lik

İnsan anlam arayışı olan bir varlıktır. Anlam arayışları sürecinde ve sonucunda kim olduğuna dair kanıya varır. ‘‘Ben kimim?” sorusu kendinden başlayarak, kişinin çevresine sorduğu sorular silsilesini getirir. Kimlik edinimi bu yönüyle içten başlayarak dışa yönelik bir yönelim sergilemektedir. Kim oluş, kişinin kendisinden ve çevresinden bağımsız değildir. Peki ben kimim? Biz kimiz?

Zihin en çok tekrar edileni kabul etmeye yatkındır. Hayattaki öğrenimlerin bir kısmı çokça tekrardan başka bir şey değildir. Çoğumuzun doğru kabul ettiği ve ispatlama gereği bile duymadığı cümleleri ne zaman öğrendik, bilincine vardık? Kendimize ve dolayısıyla çevremize olan serüvenimiz de bazen bu sıkça tekrarın kurbanı olabiliyor. Doğduğumuzdan beri kim olduğunuza, ne olduğumuza dair birçok şey duymuyor muyuz? Hayatın her evresinde isimlerimizin önüne sıfatlar yerleştirilmiyor mu? Bebek, çocuk, öğrenci, çalışan, emekçi; dürüst, çekingen, girişken, çilekeş… Evet, bu tanımlamalar kişinin bir yönüyle toplumsallaşmasını sağlıyor, toplumsal işleyişin bir parçası haline getiriyor. İşte tam da burada üzerine kafa patlatılması gereken bir soru beliriyor: “Bireysel ve toplumsal kimliklerimiz beni ve bizi tanımlıyor mu?”

Kim olduğumuza dair bazı ipucları için en çok kullandığımız nesnelere ve mekanlara bakmak gerekiyor. İnsanın madde ile ilişkisi kimliğini şekillendiriyor. Bazı ipucları için çevremizdeki insanlara bakmak gerekiyor. İnsanın insanla ilişkisi kimliğini şekillendiriyor. Bazı ipucları için kendimizle olan iletişimimize bakmak gerekiyor. İnsanın kendisiyle olan ilişkisi kimliğini şekillendiriyor. Tüm bu ilişkiler de söz aracılığı ile gerçekleşiyor. Söz, zihinde tüm bu ilişkileri kodluyor ve kaydediyor. Zihinsel işleyişi belirliyor. Söylediklerimiz kimliğimize şekil veriyor!

Bizim gibi siyasi, sosyal ve ekonomik geçiş toplumlarının her zaman “kim”liğine dair soruları gündemlerini meşgul ediyor. Kim olduğuma ve kim olduğumuza dair sorunların cevapları için ise sözüne ettiğimiz şeyleri tekrardan düşünmek gerekiyor. Tekrardan düşünmeye, sözlerimizden hem de kendimize ve çevremize sıkça tekrarladığımız sözlerimizden başlayabiliriz… 

24.07.20 – Ticari Hayat

Bir cevap yazın