Hayat Eve Sığar Mı?

Hayat Eve Sığar Mı?

İkinci Dünya Savaşı’ndan beri küresel etkiye sahip bir olay ile karşılaşmamış dünya, bugünlerde, covid-19 salgınının etkisiyle sarsılmış durumda. Şehirlerin sokakları boş. İnsanlar evlerine kapanmış durumda. Çalışma zorunluluğu olmayanlar dışında günün hemen hemen hepsini evlerimizde geçiriyoruz. Peki, hayat eve sığar mı?

Fiziksel bir barınma mekânı olarak konut, ev olgusunun çeşitli boyutlarından sadece bir tanesidir. Hayatın yapıp etmeleri, konutun sınırlı alanına sığmaz. Ev çeşitli mekânsal özellikler ile ele alınabileceği gibi, fiziksel boyutlarının ötesinde; bir ‘yer’ olarak değer görmesini sağlayan anlamlandırma ve ilişkiler bütünü üzerinden kavranabilir. Ev; mekânsal, psikolojik, sosyolojik boyutlarıyla mahremiyetin, kimliğin ve aşinalığın olduğu ayrı bir dünya olarak anlam kazanmaktadır. Birey var oluşunu anlamlandırmaya; ilişkiler ile örülmüş ev duvarları arasında başlar. Birey, hayatının her evresinde; evini kendine, kendini evine uydurmaktadır. İlişkisel bir süreçtir, eve sahip olmak. Evli olmak da böylesine bir kavramı merkezine alarak aile kurumu oluşturmaktadır. 

Evlerimiz, bizlerin yaşam alanları. Nefes alabildiğimiz yerler. Görünmez ayak izlerinin eskittiği parkeler, anılarla süslenmiş boş duvarlar, seyre daldığımız balkonlar… Bir köşesinde büyüttüğümüz çiçeğe öbür köşeden baktığımızda büyüdüğümüzü anladığımız anlar… 

Ev olgusu bizler için sınırlı tanımlamaların ötesinde; yaşamımızı kurguladığımız, kurduğumuz yerler olarak zaten bilfiil yaşamın üreticisi konumdadır. Pedagojik süreçten, ergenliğe; yetişkinlikten, yaşlılığa her döneme ev olarak addettiğimiz bir yerlerde devam ettik, ediyoruz, edeceğiz. Şöyle bir zihnimizi yokladığımızda en huzurlu ve mutlu hissettiğimiz yerler neresi oluyor? 

Evlere kapandığımız bugünlerde; kendimizi, ailemizi, yaşamımızı tekrardan değerlendirme şansına sahibiz. Kendimizin, ailemizin, yaşamımızın; var olduğu, gerçekleştiği yerde, evlerimizde kalalım. Durgunluğun ve sessizliğin arasında içimize dönelim. Sormaktan kaçındığımız soruları sormak, izleyemediğimiz filmleri izlemek, okunmamış kitapları okumak en önemlisi de kendimizden kaçışımızı sonlandırmak için bu şansı değerlendirelim. Yaşam, eve sığar!

27.03.20 – Ticari Hayat

Bir cevap yazın