Ellerim Cebimde

Evden çıkarken yanımıza aldığımız ilk şey ne oluyor? Ya da odadan odaya giderken elimizden düşmeyen bir şey var mı? Eksikliğini hemen hissettiğimiz ve yanımızda olmadığında hafiften bir tedirginliğe kapıldığımız şey, ikincil bir uzuv işlevi görüyor artık. Cep telefonlarımız! Salgın öncesi de yoğun olarak kullandığımız cep telefonlarımız evlere kapanmamızın etkisiyle daha fazla kullanılır hale geldi. Genel olarak dijital teknoloji ürünlerinin kullanımının arttığı bu süreç aynı zamanda “dijital dönüşüm” içinde olduğumuzu hatırlatıyor.

Etrafımızda gördüğümüz hemen hemen her şey artık kendi formunu sanal ortamda da var ediyor. E-posta, e-fatura, e-imza, e-ticaret, e-devlet… İş böyle olunca bunları gerçek hayatında olduğu gibi sanal ortamında da organize etme gereği duyan insana da E-İNSAN mı demeli acaba?

Cep telefonu dijital teknolojinin en görünür ve en çok kullandığımız ürünü olması bakımından; cep telefonu üzerinden bir takım sorgulamaların, saptamaların, sorun tespitlerinin yapılabileceğini düşünüyorum. Cep telefonları ilk ortaya çıktıkları zaman ki gibi sadece iletişimin aracı konumunda değil şimdilerde… Bilfiil iletişimin şekillendiricisi olarak elimizde duruyor. Sözgelimi; iki sosyal medya kullanıcısının, sosyal medya kimlikleri üzerinden, sosyal medya diliyle iletişime geçişleri temassızlığı, ikiliği ve farklılığı barındırıyor.

Kişinin ses ve görüntü unsurlarını barındırmayan; metin aracılığı ile yazışma veya öteki kullanıcının gönderisini beğenme yolluyla girilen iletişim yapısallığı itibarı ile tekil kişinin kendiliğini ön plana çıkarıyor. Karşıdaki kişinin metnini kendi ses tonum ile okuyor, gönderisini kendi beğenme tercihim ile sınırlıyorum.

Yazışma ve gönderi paylaşımı, sosyal medyanın sadece birkaç imkanı. Gerçek hayatımızın bir parçası olan sanal ortam, gün geçtikçe gerçek hayatın içinde bulundurduklarını dönüştürerek kendi ortamına taşımakta. Sözgelimi; artık sanal bir çevremiz, sanal arkadaş topluluğumuz, sanal dolaşımımız var. Çoğu zaman bu çevrenin, topluluğun ve dolaşım sınırlarını aşmıyoruz. Nasıl hayatta kendimize yakın olanlar ile iletişime geçiyorsak, sosyal medyada da kendimize yakın olanlar ile irtibat kuruyor, sanal ilişki ağımızı onlarla örüyoruz. Sanıldığı kadar globalleşmiyor dünya aslında. Yine sanal köyümüzden pek çıkasımız yok! Tabi bir farkla köyümüzün muhtarı da ahalisi de biziz. Karşımıza çıkan her şey nesneden ibaret. Tekil kişinin sanal dolaşımı her şeye karar veriyor!

Hatta zaman zaman sıkılıyoruz bu sanal ortamdan. Başımızı alıp gidermiş edasıyla sosyal medya hesaplarımızı kapatıyor biraz dinleniyor sonra geri dönüyoruz. Yine tekil kişinin kendiliğine! Yine ve yeniden… Sözüm ona, sanal ortam bizi gerçek hayatımızda yalnızlaştırıyor veya gerçek hayatımızda yalnız olduğumuz için sanal ortama yöneliyor olabiliriz. Fakat bunlardan daha da önemlisi, gün geçtikçe sanal ortam’da da yalnızlaşıyoruz. Elimizi cebimizden çıkartarak tüm bu sorunlardan uzaklaşabiliriz…

01.05.20 – Ticari Hayat

Bir cevap yazın