ULU ÖNDER’E MEKTUP

ULU ÖNDER’E MEKTUP

Sayın Ulu Önder’im,

Ben, Türk istikbalinin evlatlarından biriyim. Muhtaç olduğum kudreti, damarlarımdaki asil kandan alarak, Türk istiklal ve cumhuriyetini dıştaki ve içteki düşmanlara karşı savunmaya yeminliyim! Fikren, zikren ve bedenen tüm mevcudiyetim ile aziz vatan topraklarının kirlenmesine müsaade etmeyeceğim!

Şu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, aziz hatıranızın sineyi millette yaşadığını bildirmek isterim. Fakat üzülerek ifade etmeliyim ki yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milleti, bugün yakıştığı ve yaraştığı yerin çok altındadır. Kafasında tuttuğu müspet ilim meşalesi sönmüş, milli birlik ve beraberliği tarumar olmuştur. Her geçen gün uzaklaştığı milli ülkünün sıcaklığından mahrumdur… 

Ulusal egemenlik ve ulusal bağımsızlık düşmanları, içtimai bünyeye sızmış olarak Türk Gençliği’nden daha uyanıktır! Gençliğin fikrine, vicdanına, irfanına pranga vurulmuştur! Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli olan Türk kahramanlığı ve Türk kültürü ayaklar altındadır! Yürekten dilerdim ki sizlere, terakki ve medeniyet yolunda ilerlemiş bir milletin hal-i tasvirini yapayım! Üzgünüm. Ama yılgın değilim! Üzgünüm. Ama umutsuz değilim! Üzgünüm. Ama ben ecdanını tanıyan bir Türk Genci’yim!

Türklüğün unutulmuş büyük uygarlık niteliğinden ve büyük uygarlık yeteneğinden esinlenerek, aydınlığın Türk Gençliği’nin elinden geleceğini biliyorum!

Sizlere ebediyete akan onlarca senenin ardından yazıyorum. Sizlere aziz vatan topraklarından, şanlı bayrağın altından yazıyorum… Dilerim ki bir sonraki mektubumu, geleceğin uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğmuş bir memleketten yazarım…

Sevgi ve saygılarımla.

Bir cevap yazın