Tarih ve Bilinç

Tarih ve Bilinç

Geçmişten adam hisse kaparmış…  

Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i  “tekerrür”  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Mehmet Akif’e ait bu mısralar tarih algısına dair. Tarih, geçmişteki olay ve olguları, bugünden düne inceleyen bilim dalıdır. Tarih, bilim dalı yönüyle farklı boyutlara sahiptir. Aynı zamanda geçmişin bellekte-zihinde saklanıyor oluşundan ötürü bilinç ile ilintilidir. Bu ilinti tarihi, zaman zaman, belirli bilinç kazandırmak adına araçsallaştırmıştır. Gerek toplumsal gerek bireysel bilinç, tarihi kaynak almadan oluşturulamaz. Nereye gidiyorum, nereye gidiyoruz sorusu nerden gelindiği bilinmeden cevaplanamaz.

Bizler, bugünden düne bakarken aslında geleceğe dönük bir faaliyet yaparız. Hata geleceği geçmişte aramaktır. Hiçbir olay aynen tekrar etmez. Benzerlikler olsa da aynılık imkansızdır. Değişim süreklidir. Geleceğe dönük faaliyet bugünü anlamaya bağlıdır. Bugünden geçmişin getirilerinden bağımsız değildir. Kendiliğimize dair sorular tarihin odak noktasındadır aslında. 

Tarihi ufkumuz ne kadar geniş olursa gelecekteki şafağı o kadar parlak görürüz. Bir insanın geriye gidebileceği maksimum tarih doğumudur. Ya milletlerin? Ya insanlığın? Tarih tam da insanla başlar. Ufkumuzu geniş tutmak için insanın geçmişinde tırmanırız. En tepe, doruk; fecr-i atidir. Biz kendi milli tarihimize bakarken bu insansı dokuyu her zaman aklımızda bulundurmalıyız. Kendi milli tarihimizin evrensel ve özgün yanlarını ortaya koymak için buna mecburuz. Kendi milli tarihimizi ulusal bilinç içerisinde eritmek istiyorsak tam da bulunduğumuz yerden hareket etmeliyiz. Kimliğimizden, milletimizden, memleketimizden, dünyamızdan… Hiçbir tereddüte yer vermeksizin kendimizi kendimiz değerlendirmeliyiz. Tarihin sayfaları karıştırıldıkça üzerimizdeki toz bulutu kalkacaktır. 

Ve unutmayalım; doğru bildiklerimiz, uzun yıllardır tekrarladıklarımız, bize anlatılanlar belki de ibret almayan ve hisse kapmayan yanlış bir bilincin sayıklamalarıdır…

Bir cevap yazın