Hakimiyet Milletindir

Hakimiyet Milletindir

Devrim; siyasal, toplumsal ve ekonomik yapıda hızlı ve kapsamlı değişime denir. Devrimin siyasal anlamı; iktidarın kökeninde değişme yaratan bir olay olmasıdır. Türk Devrimi; dinsel-geleneksel kökenli iktidarı, ulusa ve laik bir anlayışa dayamıştır. Cumhuriyet’in ilanı ile rejim değişikliği açık ve net şekilde ilan edilmiştir.

Tanzimat sonrası gerçekleşen siyasi hamleler; ilerici nitelik taşımak ile beraber, hiçbir zaman iktidarın kaynağını hedef almamıştı. Kurtuluş Savaşı hazırlık evresi boyunca “milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır!” şiarı tekrarlanmış, Temsil Heyeti’nin oluşturulması ve ardından  Büyük Millet Meclisinin açılması ile somut adım atılmıştır. Türk Devrimi’nin bir safhası olan Kurtuluş Savaşı boyunca komuta merkezi ve siyasi irade olan Büyük Millet Meclisi’nin dayandığı ilk ilke “hakimiyet bilakaydüşart milletindir!” olmuştur (bknz: 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu).

Verilen örnekler ışığında Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süreçte; örtülü olarak, iktidarın kaynağı olarak algılanan saltanat hedef alınmıştır. Milli güçlerin bölünmemesi adına, açıkça beyan edilmeyen hedef alış aynı zamanda taktik bir duruştur. Büyük Millet Meclisi önderliğinde kazanılan Kurtuluş Savaşı, milli bağımsızlık kadar milli hamiyeti de bizlere kazandırmıştır.

23 Nisan 1920 yılında Ankara’da henüz bitmemiş bir binanın etrafında, kalabalık büyük bir heyecanla toplanmıştı. Memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş, memleket dahilinde, iktidara sahip olanlar hıyanet içinde… Duvarları andezit kaplı, tahta sıralarla dolu bir binanın açılışının nelere yol açılacağı belki de o gün orada bulunanların çoğu tarafından bilinmiyordu. Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş…

O günlerde Ankara’da bir ışık doğuyordu… Keyfi hükmün, sarayın, saltanatın sefası bitiyordu… Harap ve bitap düşmüş millet yeniden azim ve kararla canlanıyordu… Yürekleri kaplayan heyecan yarının habercisiydi… O günlerde doğan ışık, bugün hala sönmemiştir!

Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur. Esaret zincirleri erimiş, taç ve tahtlar yok olmuştur. Milli vicdan; keyfi hükme katiyen müsemma gösteremez!

100. Yılını kutladığımız Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin nice 100 yıllarına! Ulusal egemenlik haykırışının kesilmediği nice 100 yıllara! Cumhuriyet irfanı ile yetişen nice nesillere! Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

24.04.20 tarihinde Günlük Ticari, İktisadi ve Siyasi Haberler Gazetesi Ticari Hayat’ta yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın