Türk Bireyi Kuramına Giriş

Günümüz toplumunu anlamak için, dünün düşün adamlarından ve eserlerinden haberdar olmak gerekiyor. Başlığa adını veren eserin sahibi toplumsal gerçeği anlamak, yorumlamak ve açıklamak için düşünsel emek ve çaba göstermiş bir isim: Doğan Ergun. Daha çok “Sosyoloji El Kitabı” adlı eseri ile bilinse de Türk sosyolojisinde kuram oluşturma iddiası olan nadir isimlerden. Batı sosyolojisinin ön kabulleri ile Türk toplumunun anlaşılamayacağını öne sürerek, eserin bir diğer ismi olan, Türk kültür olanaklarını-Türkiye’de kamu iktisadının kültür kökenlerini incelemiştir. İncelemeleri esnasında yöntem meselesini fazlasıyla önemsemiş ve diyalektik yöntemi benimsemiştir. Toplumsal gerçeği açıklarken kullandığı tarihi maddeci-diyalektik yaklaşımın yanı sıra manevi unsurların önemini göz ardı etmeyerek, bütüncül düşün serüveni ve tutarlı görüşleri ile okunması gereken bir isimdir…

Türk Bireyi Kuramına Giriş adlı eser, kültür ve medeniyet kavramlarını birbiri ile ilişkili olarak ele almakta ve tanımlamaktadır. Adı geçen eserden mealen: “Medeniyet, maddi olanak ilgili maddi gelişme bilincidir. Kültür, medeniyet içinde öğrenilmiş bir manevi gerçek-ruhsal iklimdir. Medeniyet ve kültür bir aradadır.” Bu bağlamda eser, Türkiye’de halihazırda kabul gören “Batının medeniyetinin iyi yanlarını alalım ama kültürümüzü koruyalım.” savını kendi temellendirilmiş tanımlaması ile çürütmektedir. Eser boyunca katmanlanan anlatı birçok alıntılama ile desteklenerek inşa edilmiştir. Batı ve Doğu toplumlarının kültür özelliklerinden bahsederek, Batı toplumlarının bireyci kültürünü ve madde ile ilişkisini vurgular. Doğu toplumları ise Batı toplumlarının aksine maddeyi olduğu gibi kabul eder. Tüm bu girizgah sonrası Türk kültürünün kamucu-toplumcu bir kültür olduğunu vurgulamak için hummalı bir çaba içerisindedir. Verdiği örnekler ile konuyu açar, derinleştirir bazen alıntılar arasında boğar ama toplumsal gerçeğimizin panoramik bir tablosunu çizer. Sırf bu çaba ile bile takdire şayandır.

Eser 1991 yılında yayınlanmış olup yayınlandığı günden düne bir bakış açısı sergilemektedir. Aradan geçen yaklaşık 30 yıl belki kültür kodlarımızın değişimi için yeterli değildir. Ama Türkiye’de 80 sonrası uygulanan liberal ekonomik politikalar yıllar yılı artmış ve bireyci zihniyet toplumsal yaşantıda kendini göstermiştir. Ekonominin günlük hayatımızın parçası olduğu bugünlerde, Türk kültür olanaklarını araştırarak iktisadi kalkınmamızda kamucu modelin daha uygun olduğunu öne süren bu eseri okumakta fayda var…

28.08.2020 tarihinde Günlük Ticari, İktisadi ve Siyasi Haberler Gazetesi Ticari Hayat’ta yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın