Adsız Bir Kahraman Mustafa Kayabek

Adsız Bir Kahraman Mustafa Kayabek

Serkan Akgöz’ün kaleme aldığı, Bozkurt Yayınları’nın yayınladığı “Adsız Bir Kahraman MUSTAFA KAYABEK” adlı eserini sizlere tanıtmak istiyorum. Adını bildiğim fakat şahsına dair pek de bilgim olmayan ince ruhlu entelektüel bir Türkçüyü bu eser sayesinde tanıdım. Kitap pek de hacimli olmamasına rağmen Kayabek’i genel hatlarıyla tanıtıyor. Şiirlerine, mektuplarına, hususi hayatına yer vererek bir dönemin Türkçü mücadelesinin bir nevi cephe arkasını aydınlatıyor. ‘Kayabek Antika’ fikir ocağının sıcaklığını satırlarında hissettiğim eserin (bence) en önemli kısmını Kayabek’in mektupları ve O’nunla yapılan söyleşi oluşturuyor. Milli Ülküye sımsıkı sarılan, sarıldıkça gam çeken Türkçü büyüğümüzün mapushane duvarları arasında zaman mefhumunun anlamsızlaştığı, zindanın özlem dolduğu o günlerden O’nun kaleminden birkaç satır aktarayım: “Yalnızlığa ve ayrılığa alıştım Hocam*. Yarın kapıları açarlarsa bu hali garipseyeceğim doğrusu.”
Kaya gibi sağlam Kayabek’in şiirlerinde Kıbrıs’ı, Kerkük’ü; hoyratı, haykırışı bulacak sabahları bekleyen gönüllülerin feryadına tanık olacaksınız.

Dostluğu, saygıyı, samimiyeti, çileyi mektuplarında bulacak; sayfaları tezce çevirirken gözlerinizin odaklandığını, düşüncelerinizin karmaşıklaştığını hissedeceksiniz. Bir döneme, bir mücadaleye tanık olacaksınız! Çileyi çekenlerin çilesine ortak olacaksınız!

Kuşlara bakacak; kanatlarında düşleri, gagasında hayalleri, aşkı da yüreğinizde hissedeceksiniz. Bu satırları yazarken kitabın sayfalarını bir daha çevirdim. Haykırış birikti yüreğimde, yüreğim sanki daha da ağırlaştı. Ey Kayabek Amca! Çektiğin çile, verdiğin mücadele bizlerin yolunu aydınlatsın! Özlem dolu günlerin, düşlerin; bizlere yoldaş olsun!
Artık Sen kuşlarla Selam gönder Bizlere..


*Hocam denilen kişi Hüseyin Nihal Atsız’dır.

Bir cevap yazın