21. Yüzyılda Türkçülük

21. Yüzyılda Türkçülük

Kitap, Türkçülüğü; Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura temelinde kuramsal, Müfafaa-i Hukuk Teşkilatlanması üzerinden eylemsel, Türk Devrimi ve Cumhuriyet’in kuruluşu ile de başarıya ulaşmış özgün bir fikir sistematiği olarak yorumluyor.

Türk Milliyetçiliğini eyleme geçiş aşamaları ve doğurduğu sonuçlar bakımından Fransız İhtilalinden ayırıyor, Kapitalizmin-Emperyalizmin karşısında konumlandırıyor.

Türkçülüğe yöneltilen batı merkezli eleştirilerin yanılgılarını, Türkçülük karşısında taarruza geçen “düşman kardeşleri” bir bir açığa vuruyor.

Bunları yaparken Türkçülüğün tepkisel bir hareket olmadığını, tarih boyunca ‘Ordu-Devlet-Töre’ temelinde gelişerek bugünlere geldiğini vurguluyor.

Bugün emperyalist ordu (sistemin savunucuları) ve müttefiklerine karşı nasıl bir duruş sergileneceğini açıklıyor.

Bu duruşun Türkçü’de hangi görevleri doğurduğunu detaylandırıyor.

Milliyetçilik ve devrimciliğin bir bütün olduğunu vurgulamaktan da geri durmuyor.

Az bilinen ve dillendirilmeyen bir değeri de “Galiyev”i bizlere tanıtıyor.
Türkçülüğün hedeflerine ulaşmasında belirleyeceği stratejilerde Galiyev’in nesnel gerçeklik üzerine inşa ettiği sistematiğinin kullanılması gerektiğini bizlere anlatıyor.

Emperyalizmin içeriden hakim olma yöntemleri hakkında bizleri uyarıyor.

Mevcut Sistemin aydınlar(!) üzerine etkisine, partilerin yukarıdan halka inen örgütlenmesine değiniyor.
Müdafaa-i Hukuk doktirini ve örgütlenmesinin mevcut sistemin çarklarında yok edilemeyecek yapısını beyinlerimize kazıyor.

Benim kitaptan çıkardığım sonuç:

“Türkçülük, ‘Milliyetçi – Halkçı (Toplumcu) – Devrimci’ bir fikir sistemidir. 
Kendini, tarihsel olay ve olgularla temellendirirken kendine en yakın nesnel gerçekliği (Kurtuluş Savaşı ve Türk Devrimi) çıkış noktası alır.
Bu fikir sisteminin takipçileri oluşturacakları donanımlı kadrolar ile anti-emperyalist ve anti-kapitalist duruş sergilerler. Kutuplaştıran, bölen, yabancılaştıran mevcut sistemin (ve onun yardımcılarının) karşısında konumlanarak halkın milli kültür ile donanmasını sağlarlar. Meslek dayanışmasını temel alan kamucu-kalkınmacı-ilerlemeci anlayışı eyleme geçirmek için halkın benimsediği ve aktif katılım sağladığı ‘Müdafaa-i Hukuk Örgütlenmeleri’ ile yapılacak bir DEVRİM sonucu emperyalist ve kapitalist sistemin Türkiye ayağını işlemez hale getireceklerdir.”

Bir cevap yazın