Hürriyet Kartalı

Hürriyet Kartalı

Türk Aydınları arasından kumral saç ve sakallı, keskin ve manalı bakışlı, inkılapçı ruhlu, büyük vatan-millet-hürriyet aşığı bir şahsiyet; bugün, bizlerin karanlık ufuklarını aydınlatmaktadır. O’nun mısraları gök kubbede akislerini devam ettirmekte ve her geçen gün yükselmektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün hislerimin babasıdır dediği bu şahsiyet; bedenen yanımızdan ayrılmış olsa dahi değişmeyen fıtrat ve aynı kan ile farklı bedenlerde tezahür etmektedir. O’ndan sonra gelen her şair-yazar-düşünür O’nun mısraları ile ab-ı hayat içmiştir. O,  sönmez ebedi sanılan gecenin üzerine güneş gibi doğmuştur. 48 senelik yaşamının her safhasında vatan-millet-hürriyet uğruna çile çeken, mahremiyetlere katlanan, her belayı, gurbeti, sürgünü, zindanı, hatta ölümü kabul eden bu şahsiyetin adı: Namık Kemal’dir. Namık Kemal’in “Hürriyet Kasidesi” her birey tarafından dikkatle okunarak içselleştirilmelidir.

“Kazâ her feyzini her lûtfunu bir vakt içün saklar / Fütûr etme sakın milletdeki za’f u batâ’etden” Hürriyet Kasidesi’nde geçen bu beyit Osmanlı’nın son dönemlerinde milletin fakr ü zaruret haline tanık olarak yazılmış olmasına rağmen sinesini milletine dönmüş olmanın özgüveni ile parıl parıl parlamaktadır. Keza “Durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i milletde / Çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilâf-ı re’y-i ümmetden” beyitiyle de özgüvenin eylemsel dönüşümüne gönderme yapılmaktadır. Sinesini milletine dönmüş bir şair, milletinin kalp birlikteliğinin başarıyı getireceğini söyleyebilmektedir. Koruyucu eserlerin ise fikir farklılığından meydana geldiğini söyleyerek de demokratik bir toplum tasavvurunu aktarmıştır. Namık Kemal’in edebi yönü, dili, üslubu değişken formlar olmak ile beraber; özde, vatan-millet-hürriyet saç ayaklarında yükselmiş bir dünya görüşünü yansıtmaktadır. Bu yüzden Namık Kemal’in özümsenmesi gerekir. Bu görüş tarihsel süreç içerisinde Türk Aydınlarının temel aldığı ve temel üzerine inşa ettikleri fikri yapıları tanımlamak açısından önem arz etmektedir. Namık Kemal, Türk Edebiyatı’nın ilklerini gerçekleştirmiş olmanın yanı sıra bazı fikir ve kavramları gündemimize sokarak düşün adamı vazifesini de üstlenmiştir. Edebi-fikri yönünün iç içe geçmiş olması da Türk entelektüelliğinin bugünkü safhasına dair ipuçları verebilir.

Maalesef ki Bugün Namık Kemal üstüne yazılan yazılar, O’nun yaptıklarının karşısında küçük bir alan teşkil etmektedir. O’nu konu alan görsel içerikler sınırlı sayıdadır. O’nun hakkında yazılanlar belli çerçeveler içerisinde sıkışıp kalmıştır. Her şeyin ötesinde halkımız Namık Kemal’i nahoş fıkralar ve sözler üzerinden tanımaktadır. Sırf vatan ve hürriyet sözcüklerini milli hafızamıza derinlemesine bir çağrışımla soktuğu için bile, canla başla O’nu anlatmamız gerekirken; bizler O’nu nahoş fıkralar ve tekerlemeler ile tanımak ile yetiniyoruz.

Bugün bizler için vazife; Namık Kemal’i anlamak, anlatmak ve özümsemektir. Yazımı O’nun birkaç mısrasının günümüz diline aktarılmış haliyle bitirmek istiyorum.

Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmaz; mert olanlar, ezilenlere yardımdan el çekmez.

08.11.19 tarihinde Günlük Ticari, İktisadi ve Siyasi Haberler Gazetesi Ticari Hayat’ta yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın