İNSANLIK ONURU

Yaşadığımız devirde ve dünyada, insanlık onuru tükeniyor..! Gerek somut koşullar gerek hakim düşünüş biçimleri, insanlık onurunu tehdit ediyor. Hem de insanlık binyıllardır onurlu yaşamanın yollarını arıyorken… Hem de insanlık binyıllardır onurlu yaşayabilmenin mücadelesini veriyorken… Hem de onurlu yaşamak isteyen milyonların emeği ve çabası dünyayı inşa ediyorken… Peki nasıl oluyor da, ne oluyor da insanlık onuru, her geçen gün ayaklar altına alınıyor, yüz üstü bırakılıyor? 

İnsanlık onuru; felsefe, teoloji, hukuk ve daha birçok alanın farklı içerik ve biçimlerde tartıştığı bir kavram. Berrak biçimde ifade etmek gerekirse, onur: “Kişinin, kendi varlık ve kişiliğine duyduğu saygı; insanı insan yapan iç değer.” anlamına geliyor. Bugün, vicdanımızın yüreğimizin el vermediği, hakaret saydığı koşullarda milyonlar yaşamıyor mu? Bugün dünyamızın ve ülkemizin ücra köşelerinde, gözden uzak viranelerde açlık ve sefalet sürüp gitmiyor mu? Hepimiz insanlık onuruna yaraşır bir hayat sürmenin, insana yakışan olduğunu biliyorken neden, neden..? Bilmek kadar uygulamak, bildiğinin sorumluluğunu almak gerekiyor. Hepimiz, sessiz çoğunluk, kendimizden kötü olana bakıp şükretmek yerine hep birlikte daha iyinin, daha güzelin yolunu aramalıyız. El ele, baş başa, omuz omuza… Bugün başlarımız kalktığında, fark edilecektir ki insanlık onuruna sürülen leke, su ve sabun ile geçecek gibi değil! Bugün, milyonların hazin haykırışları duyulmayacak gibi değil! 

İnsanlık tarihi, böylesine çelişik durumlarda, yenilenmenin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir. Onurlu yaşamanın yolu, onurlu yaşayabilmenin mücadelesi böylesine çelişik durumlarda ortaya çıkmıştır. İnsanlık tarihi deneyimi, çelişik durumun tekrarlanmaması için feryat etmektedir! Bizler, kendimizden başlayarak çevremizde, ülkemizde, dünyamızda insanlık onurunu yaşatmanın yollarını arayacağız! İnsanlık onuru nasıl bir kişilikte, nasıl bir mekanda, nasıl bir ülkede, nasıl bir dünyada yaşayabilir? Hangi ahlaki-psikolojik tavır, hangi ekonomik-politik düzen, hangi toplumsal yapı bunu mümkün kılar? Bugün, insanlık onuru; düşünmek, düşlemek, duygulanma ve duyumsama ile tükenmekten kurtulabilir! Canlı kalabilmesi için ise düşünerek, düşleyerek, duygulanarak ve duyumsayarak ulaştığımız insani kazanımların uygulanması gerek!

İnsanlık onuruna yakışan bir yaşamı; beynimizle, yüreğimizle, ellerimizle ve alın terimizle ürettiğimiz yarınlara…

04.12.2020 tarihinde Günlük Ticari, İktisadi ve Siyasi Haberler Gazetesi Ticari Hayat’ta yayınlanmıştır.

Görüşlerini Önemsiyorum, Yorum Yapmalısın!